8 Mayıs 2017 Pazartesi

Pazar Günü-Aslı Küsen

                                  
Merhaba adım Annie. Ben Trosa’da yaşıyorum. Fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Dün Pazar günüydü ve boş vaktim vardı. Bisikletimle fotoğraf makinemi alıp fotoğraf çekmeye çıktım. Çünkü bu ülkenin tarihini ve insanlarını seviyorum. Bisikletimi park ettim ve yürümeye başladım.


Güzel bir bina gördüm  fotoğrafını çekmek istiyorum. Tüm binayı kadraja sığdırmak için yolun karşı tarafına geçmiştim. Zaten az olan trafikte arabanın geçmediği bir anı bulmak gayet kolay olacak. Ama İsveç’te olunca bu kolay iş bile zorlaşabiliyor.Yolun kenarında kaldırımda duruyorum. Arabanın biri gelip fotoğraf çekeceğim binanın önünde tam da yolun ortasında duruyor.Ben adama bakıyorum adam bana. Anlıyorum ki adam benim karşıdan karşıya geçeceğimi düşünüp bana yol veriyor. Adama elimle geç geç  işareti yapıyorum. Beklerim ben diyor kafası ile. Daha hareketli geç işareti yapınca gidiyor. Tam bu sırada ikinci araba gelip duruyor. Güç bela o arkadaşı da gönderiyorum. Bu sefer koskoca belediye otobüsü gelip duruyor. Tamam diyorum, ben kaldırımın tam kenarında duruyorum, insanlar yola çıkacağımı sanıyor ve bu benim suçum. Kaldırımın ortasına geliyorum. Değişen bir şey yok. Yürümediğimi ve caddeye doğru durduğumu gören İsveçli nezaketi ile yol veriyorlar. Bu kadar incelik bana fazla geldi  ve sinirlendim."Eeehhh! yeter artık ama , çekmiyorum, binanız da sizin olsun yolunuz da’’ diyerek yürüdüm ve gittim.

Yollarda yürümeye devam ettim ve güzellikleri fotoğrafladım. Biraz acıkmıştım. İsveç’te farklı bir yemek kültürümüz var. Bir İsveçli yemek üzere aldığı ekmeğin üzerine ilk önce yağ sürüyor. Balığın üzerine reçel koymak doğal bir hareket. İsveç köftelerinin yanında kızılcık marmeladı veriyorlar.Kış şartlarında üşümemek için gelişmiş bir alışkanlığın kanıtı olabilir.Ben yine de İsveç köftesi yedim.Eve dönmek için bisikletime bindim ve evin yolun tuttum…