13 Mart 2017 Pazartesi

ADEN’İN ZAFERİ

           
Aden de Suriye’deki savaştan kaçan Suriyeli çocuklardan biriydi.Ailesiyle kaçmaya çalışırken teröristler tarafından anne ve babası öldürülmüş, Aden ise yaralanmıştı.Bütün bu zorluklara karşın Aden sadece 10 yaşındaydı.

     Aden yaralanma sonrası uzak akrabaları tarafından Türkiye sınırına götürülmüş ve hastaneye kaldırılmıştı.Bacağındaki yaralanma çok derin değildi fakat yine de zar zor yürüyordu.Aden bacağı iyileştikten ve yürümesi biraz düzeldikten sonra bir yurda yerleştirildi.Aden Türkçe bilmemesine rağmen okumanın ve bir meslek sahibi olmanın hayalini kuruyordu.Kaldığı yurtta Arapça bilen bir memur vardı.Onunla beraber yavaş yavaş Türkçe’yi sökmeye başladı.Her gün çaba sarf etti.Gerektiği kadar Türkçe öğrendikten sonra okula başladı.Önce okuma ve yazmayı,sonra sayılar ve işlemleri öğrendi.Öğretmenleri Aden’in Türkçe’yi tam konuşabilmesi için ona özel ders verdi.Arkadaşları Aden’e derslerinde ve ödevlerinde yardım etti.Aden özellikle fen ve matematik konusunda çok başarılıydı.Okulda not sıralamasında iyi bir yere sahipti.Herkes doğru düzgün Türkçe bilmeyerek başlayan Aden’in nasıl bu seviyeye geldiğini merak ediyordu.Aden‘in istediği meslek de Türkiye’de Fen Bilimleri Öğretmeni olmaktı.Notları iyi olan Aden liseyi de bitirip fen öğretmeni oldu.
     Aden öğrencilerine bu başarısının tek bir nedeni olduğunu söylüyordu, azim.Eğer azim var ise nereden olduğunuzun, nereden geldiğinizin, neyi bilip neyi bilmediğinizin hiçbir önemi yoktu.Azimle bilmeyen öğrenilir, olmayan yapılırdı.Aden de kendini bu azim galibiyetine bir örnek olarak gösteriyordu.
                                                                                  

Nilsu DOĞANCI