21 Şubat 2017 Salı

Eş Sesli Kelimeler (Sesteş)


Aynı şekilde yazılıp okunan, dolayısıyla da ses bakımından birbirinin aynısı olan; ancak anlamları birbirinden tamamen farklı olan sözcükler arasındaki anlam ilişkisine “eş sesli kelimeler” diğer bir ifade ile “sesteş kelimeler” adı verilir. Burada dikkat edilmesi gereken; aynı seslerle değişik ve birbirleriyle hiç ilgisi olmayan kavramların anlatılması durumudur. Yani ses kalıbı aynı olan bu sözcüklerin karşıladıkları kavramlar tamamen farklıdır.
Örneğin bir sayı olan “yüz” ile “başın ön bölümü” ve suda “yüz”  anlamındaki yüz; çaygillerden bir içecek olan “çay” ile ırmaktan büyük akarsu vb.


Eş sesli kelimelere örnek cümleler :
El eliyle yılan tutulmaz.
Her yanım cayır cayır yanıyor.
Arkadaşının yaş gününde bol bol yaş pasta yedi.
Ayakkabısının bağını düğümleyip arkadaşının bağ evinden uzaklaştı.
Onun yüzünden yüz yerde yüzüm kızarıyor.
Her yaz yaylaya çıkar, orada yarım kalan hikayesini yazmaya çalışırdı.
Kır saçları rüzgarda dalgalanıyordu.
Şimdi vazolar kır çiçekleriyle doludur.
Böyle dik bir yokuştan kış günü her araba inemez.
Tüm öğrencileri bahçeye ağaç dikmeye davet ettik.
İç ile dış bir olmadan olgunluk olmaz
Yatmadan bir bardak süt meyi unutma.

UYARI 1: Bazı sözcükler sesteş gibi görüldüğü halde, düzeltme işareti (^)’nin varlığı sebebiyle birbirinden sesteşlik bakımından ayrılır. Uzun ya da ince olarak okunması gereken ünlü harflerin üzerine konan (^) düzeltme işareti, birbirinin aynısı gibi görünen kelimelerin sesteş olmasına engel olduğu için bu sözcükler eş sesli kelimeler olarak kabul edilmemektedir.
Örnekler:
*adem (yokluk)             *adet (sayı)
âdem (insan)                 âdet (gelenek, alışkanlık)
*alem (bayrak)              *aşık (eklem kemiği)
 âlem (dünya, evren)      âşık (vurgun, tutkun)
*hal (pazar)                 *hala (babanın kız kardeşi)
hâl (durum, vaziyet)       hâlâ (henüz)
*rahim (esirgeme)        *şura (şu yer)
rahîm (koruyan)             şûra (danışma kurulu) vb.
*Yar (Uçurum)             *Kar (donan su buharı)
Yâr (Sevgili)                  Kâr (para kazancı)

UYARI 2: Eş seslilik ile çok anlamlılık birbirine karıştırılmamalıdır. Eş sesli sözcüklerde anlam yönünden uzak-yakın en ufak bir ilişki, hiçbir yakınlık yokken; çok anlamlılık bir sözcüğün temel anlamına bağlı olarak ortaya çıkan bir anlam çoğalmasıdır. Yani bir sözcüğün yan ve mecaz anlamı o sözcüğün sesteşi değildir. Aşağıdaki resimde “yüz” kelimesini bu bakımdan inceledik.

UYARI 3: Dilimizde yazılışları ve söylenişleri birbirine oldukça yakın kimi sözcükler vardır. Bu sözcükler arasında eş seslilik kesinlikle söz konusu değildir.
Örnekler:
Öğle: Zaman öğle vakti
Öyle: işaret sözcüğü
Eğer:koşul zarfı
Eyer:binek hayvanlarının sırtına konan oturmalık
Grup: küme öbek
Gurup: güneşin batması

Bazı sözcüklerdeki bu sesteşlik özelliği cinas denilen bir söz sanatının doğmasını sağlamıştır. Cinas, sesteş sözcüklerin yakın aralıklarla kullanılması sanatıdır.
Örnekler: 
Neden her kime yüz tuttum ben andan yüz bela gördüm (Fuzuli)
Üzdü beni zalim kanlı yaramaz.
Gayet çoktur, değil benim yaram az.
Bana yardan gayri cerrah yaramaz. (Gevheri)
Kısmetindir gezdiren yer yer seni
Arşa çıksan akıbet yer yer seni (Kemal Paşazade)

Dilimizde kullanılan bazı eş sesli kelimeler ve anlamları aşağıda alfabetik olarak sıralanmıştır. Ayrıca eş sesli kelimeler tablosunu word dosyası olarak indirebilirsiniz.
Eş Sesli Kelimeler Sözlüğü
·         Aç: yemek yemesi gereken
Aç: açmak fiilinin emri
·         Açık: kapalı olmayan
Açık: koyu olmayan renk
·         Açma:açmak işi
Açma: Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek
·         Ağız: bir organ adı
Ağız: anadilin değişik söyleyişi
Ağız: yeni doğmuş memelilerin ilk sütü
·         Ak: beyaz
Ak: akmak mastarının emri
·         Al: kırmızı
Al: almak mastarının emri
·         Alay: belli sayıdaki askeri birlik
Alay: biriyle eğlenme
·         An: çok kısa zaman parçası
An: anmak mastarının emri
·         Arı: bal yapan böcek
Arı: katıksız saf
·         Arz: sunma
Arz: yeryüzü yer
·         Asma: üzüm veren bitki
Asma: asma işi
·         At: bir hayvan
At: atmak mastarının emri
·         Ağ: balık tutma aracı
Ağ: pantolonun apış arasına gelen yeri
·         Ay: yılın on ikide biri
Ay: gök cismi
·         Atlet: atletizmle uğraşan kimse
Atlet: kolsuz erkek fanilası
·         Aşı: bir ağacın dalı üzerinden alınan dal
Aşı: Organizmada birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen zayıflatılmış mikrop


B
·         Bağ: üzüm yetiştirilen bahçe
Bağ: bağlamak için kullanılan araç
·         Bağır: göğsün ön kısmı
Bağır: bağırmak mastarının emri
·         Bahar: mevsim adı
Bahar: yiyecek ve içeceklere tat vermek için kullanılan maddeler
·         Bar: Erzurum yöresinde oynanan bir halk oyunu
Bar: içki içilen yer
·         Bel: insanın göğüsle gövde arasındaki dar bölge
Bel: toprak kazmaya yarayan araç
Bel: ses şiddeti ile ilgili birim
·         Ben: tekil birinci kişi zamiri
Ben: derideki küçük leke
·         Bere: bir şeydeki hafif yara
Bere: bir tür başlık
·         Bez: pamuklu kumaş
·         Bez: vücutta salgı yapan küçük organ
·         Bin: bir sayı
Bin: binmek mastarından emir
·         Boy: bir şeyin uzunluğu
Boy: göçebe topluluklarda kabile
·         Basma: basma işi
Basma: pamuklu kumaş

C – Ç – D
·         Çay: bir içecek
Çay: dere ile ırmak arası akarsu
·         Çelik: sertleştirilmiş demir
Çelik: kısa kesilmiş dal
·         Çil: yüzdeki küçük benekler
Çil: bir av kuşu
·         Devir: çağ
Devir: dönme tur
·         Dal: hayal kurmak eyleminin emir kipi
Dal: kol bölüm
·         Dil: bir organımız.
Dil: lisan,anlaşma
·         Diz: bacağın ortasındaki ortak bölme
Diz: dizmek mastarından emir
·         Dolu: içi doldurulmuş olan
Dolu: bir yağış biçimi
·         Don: iç çamaşır
Don: at tüyünün rengi
Don: suların buz tutması
·         Düş: rüya
Düş: düşmek mastarından emir

E – G
·         Ek: ilave
Ek: ekmek mastarının emri
·         El: bir organımız
El: yabancı
·         Er: rütbesiz asker
·         Er: erken
·         Esrar: sır sırlar
Esrar: uyuşturucu bir madde
·         Ekmek: tohumu toprağa atma
Ekmek: tahıldan yapılmış yiyecek
·         Gam: tasa kaygı
Gam: müzikte sekiz sesten oluşan sıralı nota dizisi
·         Geç: beklenen zamandan sonra
Geç: geçmek mastarının emri
·         Güç: kuvvet
Güç: zor
·         Gül: bir çiçek
Gül: gülmek mastarının emri

H – İ
·         Han: eskiden Türklerde devlet başkanı
Han: şehirlerde meslek sahiplerinin çalıştığı birkaç katlı yapı
·         Hal: durum
Hal: üstü kapalı pazar yeri
·         Harp: savaş
Harp: telli bir çalgı
·         Hayat: yaşam
Hayat: avlu sofa
·         Hayır: olumsuzluk belirten söz
Hayır: iyilik
·         İn: küçük mağara
İn: inmek mastarından emir
·         İç: herhangi bir yerin sınırları içerisinde kalan
İç: içmek eyleminin emir kipi
·         İt: köpek
İt: itmek fiili

K – L
·         Kanepe: birkaç kişinin oturduğu koltuk
Kanepe: küçük ekmek dilimi
·         Kara: siyah
Kara: yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü
·         Kart: gençliği ve körpeliği kalmamış
Kart: düzgün kesilmiş ince karton
·         Kaş: gözlerin üzerindeki kısa kıllar
Kaş: sarp kayalık uçurum
Kaş : atın eyerinin ön ve arka kısmındaki çıkıntılar
·         Kahve: sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç
Kahve: çay ıhlamur içilen oyun oynanan yer
·         Katı: sert
Katı: kuşların midesi
·         Kaz: bir kümes hayvanı
Kaz: kazmak mastarından emir
Kaz: budala
·         Kese: küçük torba
Kese: kestirme (yol)
Kese: yıkanırken kir çıkarmak için ele geçirilen bez
·         Kır: beyaz ve siyah karışımı renk
Kır: şehir dışı olan boş ve geniş alan
·         Kıta: dört dizeden oluşan şiir bölümü
Kıta: büyük kara parçası
Kıta: askeri birlik
·         Koca: bir kadının eşi
Koca: büyük iri
·         Koy: küçük körfez
Koy: koymak mastarından emir
·         Kupa: maden bardak ya da vazo
Kupa: bir tür atlı araba
Kupa: yarışma ödülü olarak verilen
·         Kurum: kuruluş müessese
Kurum: bacalarda biriken is
·         Kuşak: beze sarılan dar uzun kumaş
Kuşak: nesil
·         Kap: içi oyuk nesne
Kap: kapmaktan emir
·         Lama:uzun ince madeni şerit
Lama: bir hayvan

M – N
·         Mil: bir uzunluk ölçüsü birimi
Mil: selin bıraktığı çamurlu birikinti
Mil: ince uzun madeni çubuk
·         Maskara: eğlendirici, güldürücü
Maskara: maske
Maskara: kirpik boyası
·         Manda: bir hayvan
Manda: başka devletlere verilen vekillik
·         Mal: bir kimsenin mülkiyetinde bulunan
Mal: büyükbaş hayvan
·         Makam: mevki, yer
Makam: Türk müziğinde bir dizinin işleniş biçimine verilen ad
·         Mantar: şişe tapası
Mantar: bir bitki
·         Maya: mayalanmayı sağlayan madde
Maya: damızlık dişi hayvan
·         Mayıs: yılın beşinci ayı
Mayıs: taze sığır gübresi

O – P
·         Ocak: yılın birinci ayı
Ocak: ateş yakmaya yarayan yer
Ocak: taş ve maden çıkarılan yer
·         Öz: bir kişinin benliği
Öz: aynı baba ve anadan olan kardeşler
·         Pas: madenlerin yüzeylerinde oluşan tabaka
Pas: oyuncuların topu başkasına geçirmesi
·         Patron: özel bir kuruluşun sahibi
Patron: biçki modeli
·         Pay: hisse
Pay: azar
·         Pazı: kolun üst kısmındaki şişkince kas
Pazı: yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki
·         Pike: uçakların hedefe yaptığı dalış
Pike: yatak örtüsü
·         Pirinç: pilav yapmakta kullanılan tahıl
Pirinç: bakır ve çinko karışımı sarı maden
·         Pazar: haftanın son günü
Pazar: belli şeylerin satıldığı yer

S – Ş
·         Saç: başı kaplayan kıllar
Saç: demir levha
·         Saf: katıksız arı
Saf: dizi sıra
·         Sağ: solun karşıtı yan
Sağ: sağlam, canlı, esen
·         Sakin: durgun sessiz
Sakin: bir yerde oturan
·         Satır: sayfadaki yazı dizileri
Satır: et kesmeye yarayan bıçak
·         Saz: ince kamış
Saz: çalgı
·         Seri: dizi,sıra
Seri: hızlı
·         Sıra: bir çizgi üzerinde yan yana yada ardı ardına dizilme
Sıra: üç dört kişinin otura bileceği tahta oturak
·         Soluk: nefes
Soluk: rengi atmış
·         Soy: ırk
Soy: soymak mastarından emir
·         Şiş: şişmiş, şişkin
Şiş: ucu sivri demir çubuk

T – Z
·         Tez: çabuk
Tez: sav
·         Toka: el sıkışmak
Toka: kadınları saçlarını tutturmaya yarayan araç
·         Ton: bir ağırlık ölçüsü birimi
Ton: ses ve renkte düzey
·         Top: yuvarlak oyun aracı
Top: büyük mermi atan ateşli silah
·         Tabiat: canlı ve cansız maddelerin oluşturduğu doğa
Tabiat: bir insanın iç güdülerinin hepsi
·         Tavşan: tahta oymacısı
Tavşan: bir memeli hayvan
·         Ünlü: meşhur
Ünlü: sesli
·         Yar: uçurum
Yar: sevgili
·         Yaş: doğuştan beri geçen zaman
Yaş: ıslak
·         Yaz: mevsim adı
Yaz: (mak) mastarının eki
·         Yüz: bir sayı
Yüz: surat çehre
Yüz: yüzmek eylemi
·         Yazma: yazmak işi
Yazma: üzerin kalıplarla yada fırça ile desen yapılmış bez
·         Yat: kalkan ve zırh gibi korunma aracı
Yat: özel deniz gemisi
·         Zar: ince deri ya da kabuk
Zar: küp biçiminde üzerinde sayılar bulunan oyun aracı